Telefon
Telegram
WhatsApp
İnstagram

Ertelemek mi, Yoksa Aynı Hikâyeyi Yaşamak mı?

Ertelemek mi, Yoksa Aynı Hikâyeyi Yaşamak mı?
  • 05 Haziran 2026, 08:20

Ertelemek mi, Yoksa Aynı Hikâyeyi Yaşamak mı?

“Sonra yaparım.”
“Daha hazır hissettiğimde.”
“Şimdi zamanı değil.”


Erteleme çoğu zaman takvim problemi gibi görünür.


Ama ya mesele zaman değilse?


Ya erteleme, fark etmeden içinde yaşadığımız bir hikâyenin sonucuysa?


Bazılarımız hayatı belirli gözlüklerle dinler.


“Ben zaten geç kalan biriyim.”
“Ben baskı altında çalışırım.”
“Ben disiplinli biri değilim.”
“Benden istikrarlı olmaz.”


Ve ilginç olan şu:


Zihin çoğu zaman bu hikâyeleri gerçeklik sanır.


Sonra da o hikâyeye uygun davranmaya başlarız.


Erteleme bazen işten kaçmak değildir.


Bazen kim olduğumuza dair eski bir anlatının içinde yaşamaktır.


Çünkü insan yalnızca davranışlarını değil, kendini de tekrar eder.


Aynı düşünce.
Aynı açıklama.
Aynı mazeret.
Aynı sonuç.


Ve bir gün şöyle der:


“Hayatım neden değişmiyor?”


Belki de daha derin soru şudur:


Ben gerçekten işi mi erteliyorum?


Yoksa kendim hakkında yıllardır taşıdığım hikâyeyi bırakmayı mı?


Ertelemenin görünmeyen taraflarından biri de “tamamlama” meselesidir.

 

Yarım kalan konuşmalar.
Bitirilmeyen kararlar.
Sürekli askıda kalan niyetler.


Tamamlanmamışlık enerji taşır.


Zihnin arka odalarında açık sekmeler gibi kalır.


Ve insan bazen bugünü değil, geçmişten taşınan eksikliği yönetmeye çalışır.


Peki dönüşüm nerede başlar?


Suçlulukta değil.


Fark etmekte.


Kendine dürüstçe bakabilmekte.


“Ben bunu neden erteliyorum?” sorusundan sonra gelen ikinci soruda:


“Bunu erteleyen ben kimim?”


Çünkü bazen değişim yalnızca yeni alışkanlık kurmak değildir.


Yeni bir ilişki kurmaktır.


Kendinle.


Sorumluluk burada suçlanmak anlamına gelmez.


Sorumluluk güçtür.


Hayatına etki edebileceğini kabul etmektir.


Belki geçmişi seçmedin.
Belki bazı alışkanlıkları da seçmedin.


Ama bugünkü cevabını seçebilirsin.


Ve belki en özgürleştirici yer tam burasıdır.


Çünkü gelecek bazen kendiliğinden gelmez.


Yaratılır.


Yeni bir olasılık, büyük dramatik kararlarla değil; dürüst bir anla başlar:


“Evet, bunu erteliyorum.”


Ve sonra ikinci cümle gelir:

 

“Ama bu hikâyeyi sürdürmek zorunda değilim.”


Belki bugün hayat senden kusursuzluk istemiyor.


Belki yalnızca tek bir şey soruyor:


Kaçmayı bırakıp, seçmeye hazır mısın?



Blog

Bize Soru Sorun
Bizimle iletişime geçmek ve soru sormak için iletişim butonuna tıklayınız.

İLETİŞİM